LeyL || LeyL-iN a$Kı

Konu, 'Şiir Cafe' kısmında LeyL tarafından paylaşıldı.

  1. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    Ben en çok seni özledim Sana sarılmayı
    Sımsıcak kalp atışını
    Ve ellerimin arasında
    Akıp giden saçının titrek
    Tellerini özledim.

    Ben en çok seni özledim
    Derinliğinde kaybolduğum
    Gözlerine ne demeli bilmem
    Beni sonsuzluğa sürükleyen
    Ve ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten
    O derin ve
    Güzel gözlerini özledim.

    Ben en çok seni özledim
    Sesindeki çocuksuluğu
    Varlığındaki coşku ile
    Kederin o muhteşem yoğruluşunu
    Olmadık zamanlarda
    Olmadık benzetmelerini
    Mesela ile başlayan
    Ve insanın ruhunu okşayan
    Hecelerinin kelime olmaya
    Koşuşunu özledim

    Ben en çok seni özledim
    Yorgun bir akşamda
    Yürürken kaldırımlarda
    Sensizliği solumayı
    Ve sensizlikle yürümeyi özledim

    Ben en çok seni özledim
    Seni seviyorum
    Deyişin içindeki seni
    Ve şiirlerdeki her bir satırın
    Sana dönüşünü özledim.

    Ben en çok seni özledim
    Yağmur yağarken üzerime
    Gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne
    Başka bir yağmurla sana yağsın diye
    Umut etmeyi özledim.

    Ben en çok seni özledim
    Kalbindeki insanlara rağmen
    Orada sıkışacak bir yer bulmak
    Ve dışarıda kalmamak için yaptığım
    Çırpınışları özledim

    Ben en çok seni özledim

    Sen
    Kimi özledin ¿
     
  2. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    aRtik biReR yabanCiyiz ikimizde...
    faRkLi yoLLaRa qiden iKi yabanCi..

    bEn batiya, Sen ise doquya..

    hizLa uzakLa$iyoRuz biRbiRimizden...

    soL yanimizi hiC dinLemeden..

    aRkamiza baKmadan, ko$aR adimLaRLa, uzakLa$iyoRuz biR'biRimizden...

    yoLLaR qözü ya$Li bakaR bize.. ama yapabiLeCek biR $ey kaLmami$tiR aRtik...

    bEdeninden ayRiLan biR Ruh qibiyiz...

    dönü$ü yoq bu ayRiLiqin . . . ((!))

    iKimizde fazLa Kan kaybettik..
    aRdimizda biRaktiqimiZ yoLLaRda, bizden aRta kaLan Kan damLaLaRi vaR, bu issiZ sokakLaRda...

    Kim biLiR ne Zaman duRuR bu Kanama...
    Ne Zaman aLiRi$iz ba$ka vüCutLaRa...
     
  3. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun
    geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran
    şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun
    geldi hazân, yine giryân, yine figan ,yine efgân
    gönüllere elem konuk her akşam ...

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Bülbülü bir güle zar eylemişler
    dünyayı sevene dar eylemişler
    sevdayı göğsüme nar eylemişler
    geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
    yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan
    bir ince sızıdır nereye baksam…

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran
    bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân
    ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam
    bir ince sızıdır düşer sineye her akşam

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz
    şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz
    yine boyun büktü akşamlar öksüz
    ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar
    yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var
    bir ince sızı düşer sineye her akşam ah leyli yar

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Rüzgar hicran inler gönül secdede
    nağmeler aşkı kanar her hecede
    ay küser bir efkâr basar gecede
    yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam
    yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran
    bir kara dumandır iner her akşam

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Felek ki, demirden örmüş ağını
    ceylanlar aşk için yakmış dağını
    gazeller savurmuş gönül bağını
    geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam
    yan ey deli gönül dermansız derdine yan

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Yine efkar vakti, yine her yer karardı
    bahçe gazel döktü yaprak sarardı
    her sokak başını bir elem sardı
    geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
    yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran
    bir ince sızıdır nereye baksam

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Tipi bize, boran bize, kar bize
    feryat bize, figan bize, zar bize
    hicran bize, fizan bize, har bize
    yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan
    dinmez bir sızıdır yüreğinde ne yapsan
    gönüllere elem konuk her akşam

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Geldi hazân, yine hicran,yine hüsran, yine giryân bana düştü...
    yine firgat, yine hasret,yine figan, yine efgân cana düştü...
    attı felek, her birimiz bir yana düştü
    yan ey gönül yan, şimdi dermansız derdine yan

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !


    ah ile vah ile geçip gidiyor zaman

    hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi
    ah!
    neylersin leyli yar...



    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !

     
  4. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    - Islak hecelere bırakılmış düşlerim ---


    Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum. Yüreğimi sana kanatlandırıp seni düşlüyorum kırık dökük hayallerimde..Uzakları aşındıran kelimelerimi satırlara serip seni soluyorum mürekkebimle. Yine yokluğun düşüyor hecelerime, yine yokluğun bir hançer gibi deliyor hücrelerimi..Ne yapsam, ne etsem fayda etmiyor. Sensizlikte kanayan dudaklarımı nehirlerde yıkasam da silinir mi yokluğunun acılarını ?. Zaman sanki hasretinde durmuş..Herşey hasrete prangalı…




    Bir gelsen, karanlığı ezen yıldızları sayacağım birer birer.. Ne zaman seni düşünsem yıldızlar düşüyor saçlarına Bir gelsen, yollarıma bir kez uğrasan gülümseyecek umutsuzluğa boyanmış geleceğim . Yokluk zindanı aşıp bir gelsen vuslatı giydireceğim ayazlara. Ah bir uğrasan şehrime, seninle kır bahçesinde sıcak çaylarımızı yudumlarken sevincimden simitlerimizin kırıntılarıyla yavru kuşları doyuracağım..Ellerim ellerine değdiğinde avuç içlerimin terini bırakacağım ılık meltemlerin koynuna …Bir gelsen bir dokunsan yüreğime, mevsim ne olursa olsun gelişin bahar olacak dudaklarımda..


    Zaman akıyor gidiyor. Mevsimler değişiyor, turnalar şehrimi terk ediyor.. Ama bir ben kalıyorum yokluğunda..Her düş kırıntısından sonra kirli sakallarımla vuslata isyan bayraklarını açıyorum. Yüzümü yıkadığımda aynalarla yüzleşmekten korkuyorum. Pencereleri bir açsam senin sesin diye fırlıyorum dışarıya. Ne zaman telefonum çalsa buğulu sesin diye koşuyorum. Ama her defasında yıkılıyorum olduğum yere..Gün pencerelerime vurduğunda ilk işim, yokluğunda ıslanan gözbebeklerimi mandalla ipe asıp güneşte kurumasını bekliyorum.


    Ama ne olursa olsun, hasret perdelerinden bir gün sevda türküleriyle uyanacağız vuslat sabahına.. Melek'lerin ağladığı gönül bahçelerinde delicesine gezip gülüşlerimizi delicesine soluyacağız. Sabırla, umutla vuslatı bekleyecegiz. Vakit, hasret zamanı. Ne olur ağlama. Ben senin icin bu satırları yazarsan hasretimize ağladım. Ne olur üzülme sen ağladığıma..Bırak aksın gözyaşlarım. Silemesem de ellerimle gözyaşlarımı, yüreğimde umutlarla kurumuştur gözbebeklerim..Ne olur dayan bu hasrete..Bir gün vuslatın bahar kokulu gecelerinde yıldızlarda gezineceğiz.
    Seni seviyorken ne olur gülümse…



    "Birazdan yokluğunu sereceğim
    Hasretinin duvarlarına.
    Ve yüreğimi ateşleyeceğim
    Katransı yokluğuna..
    Ve gözbebeklerimi ıslatıp
    Seni sayıklayacağım
    Gecenin koynunda..
    Hasretini dudaklarımda öldürüp
    Güneşle boynuna sarılacağım
    Bahar kokulu sabahlarda.."
     
  5. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    eyy gözlerimin neminden düş'en yar
    neydi seni ömrüme getiren!

    bir kader busesi mi . . . . . . . ?
    bir alın yazısı hikayesi mi. . . . . ?
    ellerimin semaya bakan yönüne akarsın
    zifiri geceler gözlerini yumarken üstüme
    bir sözünle s/özümü beyaza çalarsın
    ılık yağmurlar öper alnımı
    bakışlarının deydiği mavilikten yağarsın
    sen şehrinde adımlarken kaldırımları
    ben içimde sana yollar açarım
    kalbime girdiğin o an'ı vuslatım bilir
    ömrümü, ömrüne bağlarım.



    eyy sözlerimin ufkunda gün niyetine doğan yar
    neydi seni ömrümde büyüten!
    bir sevda güncesi mi. . . . . . .?
    bir dua iklimi mi. . . . . . ?



    iyiliğimi iyiklere boğan gönül aşımsın
    kopkuyo kokan bir yalnızlıkta
    başucumda bekleyip korkularımı toplarsın
    ne kadar gözyaşı lekesi varsa hüznümde
    bir yudum tebessümünde rengine boyarsın
    sen iki dudağında süzerken kelimeleri
    ben bir bir toplarım harfleri
    bir güneş sıcağı değer ellerimin acizliğine
    özlemini demlerim satırlarımda,sana dökerim şiirimi.



    eyy ömrüme şifa gibi gelen yar
    neydi seni ömrümde ömürsüz eyleyen. . . . . . ?
    neydi yüreğimin yokluğunda seni var eden. . . . . . ?
    belki çocukluk sevincime saklanmış bir mutluluk tanesi
    belki aşk mey'ine damlamış bir su incisi.



    saçlarıma değen rüzgarı, kirpiklerine şahit tutarsın
    göz bebeklerinde uyutup kırıklarımı
    bir ninni buğusuyla yoksulluğumu okşarsın
    sen değil misin bütün gitmelerime 'kal' diye güller döken
    bir gün gidecek olsam da
    uzatıp ellerinin kifayetsiz halini
    benimle o bilinmeze, gözün kapalı koşarsın.




    eyy ismini üç hecede dilime ezber ettirdiğim yar!
    bunca güzelliğinle
    sen benim sevda y/aşımsın. . .
     
  6. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    Birinin resmine bakıyorsunuz.


    O; şimdi O’nu düşünüyor olduğunuzu bilmiyor.
    Hasretinizin kuşları kanatlanıyor göğsünüzden.
    İlle de onun omzuna konup kalmak istiyor.


    Zor oluyor tekerlekleri kırılmış bir çek-çekle yokuş yukarı tırmanmak.
    Zor oluyor, tek kanatla kalmışken özlem dağlarını aşmak.
    Onu en özlediğiniz zamanda,
    aklınız bir komutan olup, emir veriyor korku adlı askerlerine:
    ’sessizlik nöbetinizi aksatmayın’ diye.


    Resmine bakıyorsunuz…
    Özlemişsiniz besbelli ama aklınıza karşı gelin de, çıkın karşısına kolaysa…
    Deyin ki; ‘’ÖZLEDİM İŞTE SENİ. İstediğim resmin değil ki…'’
    Diyemiyorsunuz…
    Konusamayacak kadar aciz; dilsiz, elsiz, kolsuz bir hayalet gibi dolanıyorsunuz
    hükmünüzün geçmediği dünyasında.


    Kucak dolusu anı ve hayal işte size, neyinize yetmiyor?
    Dilerseniz geçmişe pişmanlık duymak serbest.
    İsyanlar içinizde kaldığı sürece serbest.


    Ağlamalar serbest.




    Şişşştt ama ağlarken sessiz olun.




    Gece boyu resmine baktığınız kişi şu anda uyuyor olabilir…
     
  7. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]

    Yağmurlar gözyaşlarıma gebe
    Hasretin kapımda nöbette her gece
    İçimde sana kana(ya)n binlerce hece ..
    ..Ve şimdi hepsini kusuyorum
    Kustukça kusuyorum
    Sustukça kusuyorum..
    Yerinde mi diye yokluyorum yüreğimi bazen
    ..Ve sonra biraz daha yok(o)luyorum..
     
  8. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]


    Aşka misafir değil bu yürek,
    Sevecek ölesiye,
    Gün gelip garip kalsa da kuytu köşelerde,
    Aşka misafir değil bu yürek,
    Bekleyecek, bir ömür boyu sürse de,
    Masum sevgi açlığını haykıracak, duyuracak sevgiliye,
    Aşka misafir değil bu yürek,
    Demirledi artık son limanına,
    Hasret kalsa da vira diyecek kaptanına...
     
  9. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]

    Sen bu şiiri okurken..
    Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım..
    Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası..
    Ne de telefonların çalacak gece yarısı..
    Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık..
    Kaprislerinin hedef tahtası..
    Seni sana beni bir akıl hastanesine..
    Bırakıp gideceğim bu şehirden..

    Nasılsa kavuşamadım sana..
    Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım..
    Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu..
    Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın..
    Ne yaptımsa bir türlü sana yaranamadım..
    Artık adressiz, ışıksız, ve öylesine ıssızım..

    Dünlerin kadar eskiyim..
    Verdiğin acılar kadar paslıyım..
    İşte çıkıp gidiyorum hayatından..
    Nasılsa fark etmez senin için..
    Belki çok şanslı, belki de en yaşlıyım..
    Artık..
    Pusulam hasreti, saatim yalnızlığı..
    Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana..
    Neylersin, yolcu yolunda gerek..
    Belki bundan sonra, belki senden sonra..
    Adam olur bu asi yürek..
    Ve dersini alır da bu sevdadan..
    Bir daha..
    Boyundan büyük denizlere asılmaz kürek..

    Yarın bu saatlerde ben yollarda olacağım..
    Sen kimbilir kaçıncı uykunda..
    Masal mavisi bir rüyada..
    Ve elbette o korsan yüreğin..
    Yine pusuda..
    Oysa ilk defa sesimi duymayacaksın..
    Sitemlerin sahipsiz..
    Soruların cevapsız kalacak..
    Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum..
    Tanımadığın bir korku içini saracak..
    Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın..
    Ne oldu..? Ne oluyor..? Ne olacak..?
    Sonra..
    Bir gözün kör, bir kulağın sağır..
    Bir ayağın kırık, bir kolun kesik..
    Düşeceksin yollara..
    Yani baştan başa yarım..
    Yani baştan başa eksik..
    Bütün duvarlar üstüne yıkılacak..
    Belki ilk defa..
    Unutuldum diyerek için sızlayacak..
    Ve sen bu şiiri okurken..
    Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
    Belki de son tesellin
    Sana yazdığım bu son şiir olacak..
    Ve kimbilir..
    Unutulmuş bir gecenin tam ortasında..
    Başucundaki bir radyoda..
    Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak..
    Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına..
    Sana adanmış bu satırları..

    Bütün şehirler uyur İstanbul uyumaz..
    Ve birgün..
    Bütün sevenlerin unutur seni..
    Ama bu şair yürek asla unutmaz..

    Ahmet Selçuk İlkan​
     
  10. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]

    Gözlerimde ayrılık büyüyor..
    Korkuyorum senle dolu geçmişime bakmaya..

    En sevdiğin kıyafetlerimi giydim..

    __yanaklarımda aşk..
    ___dudaklarımda arzu..
    ____boynumda utanç..
    _____alnımda masumiyet..
    _______yüreğimde hasret..

    Köşede bekliyorum..
    Saat sensizliği çok geçiyor..

    Alnımın yazısını evde bıraktım..
    Gururumu üstüne örttüm..
    Umutlarım açacak bana kapıyı..
    Korkularımla kilitledim geçmişimi..
    Hala bekliyorum..

    Yağmurun yüzümü yıkadığı mevsim başladı..
    Kış kokuyor üstüm başım..
    Gözlerimde bulutlar aralandı..
    Şimdi gerçeği gördüm, dönüyorum..

    Evden çıkarken yalnızca sana gidiyordum..

    ___________umutlarıma ne derim şimdi..
    ___________sensizlikten geliyorum..


    Dilek Eğri
     
  11. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]

    Gözleri..,
    Misket misket sımsıcak..
    Gözleri..,
    Siyah kınında iki bıçak..
    O gözlerdir işte..,
    Uğrunda can verilip, can alınan...
    Yine o gözlerdir..,

    /..Bebeklerinde müebbet mahpus yatılan../


    Zeynep Didem

    __________________
    __________________
     
  12. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]

    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde
    Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
    Bir gelincik açılır ansızın
    Bir gelincik sinsi sinsi kanar
    [​IMG]

    Seni düşünürken
    Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
    Deliler gibi dönmeğe başlar
    Döndükçe yumak yumak çözülür
    Çözüldükçe ufalır küçülür
    Çekirdeği henüz süt bağlamış
    Masmavi bir erik kesilir ağzımda
    Dokundukça yanar dudaklarım

    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde

    Bedri Rahmi Eyüboğlu
     
  13. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    Seni İntihar Ettim .. | Kahraman Tazeoğlu
    [​IMG]

    deli dolu geçtik ateş hatlarından
    sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
    sevdikçe korktum
    korktukça daha çok sevdim
    er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum
    neden sonra farkına varıyor insan
    ayağına takılan bütün taşları
    yoluna kendi döşediğinin
    senin yarınlara inancın benden yüklüydü
    daha cesaretliydin
    planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
    er geç açacaktı biliyordun
    deli sevdalı çocuk ruhumun
    nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
    değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında
    bir sonsuzluk buldun kendine
    ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
    sonra birden
    yeşil bir kentte
    ılık bir yaz gecesine astın beni
    sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
    ödedim
    cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
    son sözün
    ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
    geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
    anılar kemirdi yüreğimi
    felç oldu hislerim
    zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
    tek bir saniye bile süzülmüyordu
    ters çevirmeye cesaretim yoktu
    çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
    korkağı olmuştum
    aşkların sonrasında hüzün vardır
    ya sen hüznü boğarsın
    ya da hüzün seni boğar
    ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
    yaralı kuş rolüne soyunacağına
    yürümeyi denemelisin
    hayata dönmelisin
    bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
    ve sonunu infaz ediyordu içimde
    o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer
    ölen ben olurdum
    o gece
    hayatın lekesiz bir anında
    seni intihar ettim
    şimdi katil benim
    artık güncemde bir boşluksun
    yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
    ve sana ait sandığım her şeyin
    aslında benim olduğunu öğreniyorum
    hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
    kendimi keşfettikçe
    seni kaybediyorum
    ve ufkuma sensizliği
    korkusuzca geriyorum

     
  14. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    Her nefret bir aşktır aslında

    Bugün sana yabancıyım yüreğim..
    Düşünmeden dökmek istiyorum içimdekileri..

    Belki biraz kırıl istiyorum bana..
    Biraz üzül
    Biraz anla…


    Vazgeç istiyorum,

    Hayallerden
    Kimbilir !
    Belki de benden…


    Saçmalamak istiyorum alabildiğine…
    Bağırmak, durup dururken..
    Gülmek, nedensizce..
    Tersine yaşamak istiyorum hayatı
    Anla işte !
    Saçma ne varsa yapmak istiyorum kendimce…

    Ve sende saçmala istiyorum acımasızca


    Belki de…
    Gelişi güzel ağlamak istiyorum sana
    Her bir damla da bensizliğe alış istiyorum …
    Alış ki kolay olsun gitmek..
    Can yakmadan…
    Yaralamadan...

    Yalan !
    Hiçbir gidiş, acısız gitmez

    Giderse ‘’o ‘’ gidiş olmaz

    Ama sen git...
    Ve öyle bir git ki,
    Her adımda, senden değil kendimden vazgeçtiğimi hissettir acıyla

    Yüreğim
    Sözün özü;
    Vazgeç, saçmala ve git istiyorum izinsizce…!


    Ben gidemiyorum
    ...
    Sen de git işte !
     
  15. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin

    Gizlenmiş İçerikGörmek İçin Foruma Giriş Yapınız. !



    Eksilmesin İmgen

    Bana verdiğin mutluluğu
    Paylaşacak kimsem yok
    Sevincimi içime
    Ve yalnız taşıyorum

    (Biliyorsun ya

    Susarak yaşamak zorundayım seni)
    Bu yüzden gecelere ve sözcüklere
    Bölüyorum ağırlığını
    Yüzünü gözbebeklerime çiziyorum
    Kırık kalemleriyle kirpiklerimin
    Baktığım her yerde seni göreyim
    Ve eksilmesin diye imgen

    Uykularımda bile

    Ömrümün evinden
    Sır vermez derininden kalbimin
     
  16. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    Tutamadım kendime verdiqim sözü yine..

    AkLımın daLLarında yuva yapmış sustuqum herşey..
    CevapLarını buLduqum her$ey qibi yitip qidiyor $u qecmek biLmeyen zaman..


    [Firar......!]

    Evet, Firardı senin yaptığın.. "Biz"den firar ettin "sen"..
    Zamanını söyLeyemem ama, adımını attığın an anLamaLıydım diye de hayıfLanırım..




    [Yazık......!]

    Evet, yazık ettin sen!
    GönüLLerce yoL katettikten sonra karşıma gecip, saLıverdin üzerime "umutLarını ! "
    Neden yaptın!


    Madem , miLatLarca yıL sonra dahi oLsa Firar edecektin, neden yaptın, ne demeye saLdın o umutLarı üzerime!

    BiLiyorum herşeyi , sus! kıpırdamasın dudakLarın !


    [BiLme......!]


    Evet , biLme ne kadar aciz kaLdıqımı , ve , biLme sensizLiqin suLarında boğuLduğumu..
    qönüLLerce yoL katettikten sonra neden sindirdin kokunu akLımın gamzesine!
    O cukurda hapis kaLdım ben!


    BiLme!

    Bakamıyorum aynaya artık, kimin icin hazırLayacaksın ki sacLarının LüLesini!
    Yokum ki!
    geLdim mi ki?!
    Birde , gönüLLerce yoL katettikten sonra soruyorsun "Bu bir gercek mi?" diye!



    [Gercek......!]


    Evet, Gercek / ti...... gözLerinin renqi kadar, yaLın/yaLnız/ayak koştugun kadar, girip/cıktığın kadar benden ba$ka her gönüLe, ve! ve döndüqün kadar buz tutmuş koLLarıma!
    gercekti evet! BiLiyordum!


    BiLiyordum, cırıLcıpLak kaLacaktı "umut"Larım o iLk adımı attığında!

    Ah kafam....! Ah akıLsız başım!

    gözLerin, sacLarını aLnından geriye atışın, en onuLmaz qerceqim, bitmek tükenmek biLmeyen hasretim!!!!!!!!!!!!!!!!
    Artık cok qec....Sende biLiyorsun, uzakLar ve ........



    [BiLmece'msin....]


    Gec kaLmışLıqımın öfkesi
    Yaptıqım her hatanın sebebi
    gördüğüm renkLerin en güzeLisin biLiyorum..


    Cıkar beni bu karanLıktan

    Yitip gidiyorum...



    [bıRaktığım gibiyim ama sana yOkum ,
    ve ;

    bendEki tüm saatLeR ayRıLığa kuRuLu..

    yine dE , meRhaba sana.. sanCıLı qeCeLeRimin en anLamLı nedEni..
    meRhaba gidip gidip dönmeLeRin en qüzeLi.. ]
     
  17. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]

    Seviyorum ßiliyorsun
    ßenden UzakLara
    UzakLara Gidiyorsun
    Ne kaDar KoLay SöyLeDin
    ßitti Her$ey ßitti Diye
    HoşçakaL SevgiLim
    ßenden Uzakta..

    '' Hoşça/kal ''
     
  18. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    [​IMG]


    Tek olsanda, ayaktasın,
    bir gün biteceğini,
    bir gün yenileceğini bile bile,
    bile bile ayaktasın,
    bu adaletsizliğe meydan okurcasına..
     
  19. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    Artık yazmayacağım! ..

    Kalemimle vedalaştığım gündür bu gün..Kalemimin gözyaşlarıdır bunlar! ..
    Kırk yıllık kadim dostum, can yoldaşım, lisanım, feryadım ve gönlümün sesi “kalemimi kırıyorum! ..” Ve kalemimi kırarken, içimde ki bomba’nın da fitilini ateşliyorum! .. Ben de yokum artık…. Kalemim gibi! ..

    Çünkü; “ARTIK YAZMAYACAĞIM”

    Kalemiyle “yaşar” şair ve… ve “kalemiyle ölür! ..”
    Sen; ister “intihar” de buna, istersen cinayet! .. Ben mağduruyum bu infazın suçlusu değil! ..
    Madem ki “AŞK” koca bir yalandı, madem ki ben “yalan’ı sevdim” madem ki yalanlarla beslenip, yalanlarla ümitlendim ve madem ki sonunda tükendim o halde ben; “yalan” bir kalemşördüm nihayet! ..

    Ve sen;
    Konuşan, ağlayan, yazan, çizen ve susan! .... SEN! .....

    Konuştuğunda;
    Anlamlandırmalıydın bütün sözcükleri, soyutlamalıydın tüm yanlış anlamalardan… Sesin duyulmalı, anlaşılmalıydı ne dediğin! .. Yerine ve zamana göre değiştirmeden…, her hal ve şartta korkmadan…., dişlerinin arasında ezmeden kelimeleri….. böylece konuşmalıydın! ...

    Çizdiğinde;

    Çocuksu sevinçlerimi, korkularımı çizmeliydin tuvaline, sonra bir fırtına resmi ve kasırga… sonra “tufan”
    Ve geriye kalan enkaz ve harabeleri göstermeliydi her fırça darbesi.. Siyah siyah noktaları damlatarak tuvalin beyaz yüzüne, gözyaşlarımı resmetmeliydin! .. Çizdiğinde böyle çizmeli anlamlandırmalıydın, bir anlamı olmalıydı çizgilerinin! ...

    Ağladığında;
    Çaresizliğini gölgelemek, zayıflığını, korkaklığını, basiretsizliğini saklamak için,
    Gözyaşlarının ardına sığınıp “aczin” parçası olmak, itiraf edemediklerinden kaçmak ve sıyrılmak için,
    Yapamadıkların adına değil, “yapmadığın” ve “tercihlerini” kendi istediğin şekilde kullandığın sonuçlar için “ağlamamalıydın! ..”
    Ağladığında, bu; Yüreğinin ağlaması olmalıydı, gözlerinin değil! .. Riya kokmamalıydı dökülen yaşlar… Ağladığın da böyle ağlamalıydın! ..

    Yazdığında;
    Sivri olmalıydı kalemin, kelimenin en hasını, cümlenin en vuırucu olanını seçmeliydin…, içimi titretmeli nefesimi kesmeliydi vurguların! .. Aşk kokmalı, sevda tütmeliydi satırların, yazacaksan böyle yazmalıydın! ..
    Daha sonra pişman olup üstünü çizmeyeceğin, silgi kullanıp silmeyeceğin şeyler olmalıydı! ..

    Sustuğunda, ki; susmuştun! ...

    Bende susacağım! ... Lakin senin cehennemin olacak benim suskunluğum! .. Sindirerek oku! .. Tekrarı olmayacak! .. Bir şairin susuşu “Kıyametin kopuşu” kaleminin kırılması ise “depremlerin sonucu” gibidir! ..


    Hülasa;

    Senin için dün ne yazılmış, hatta düne kadar yazılmış ne varsa hepsini yakıyorum! .... Kalemimin kırık parçalarını da! .... Yüreğimi ve tüm yaşanmışlıkları karanlığa fırlatıyorum! .. Şaire yaraşır biçimde “ŞAİRE AİT NE VARSA” katlediyorum! .. Senin yarım bıraktığın “cinayet teşebbüsünü” katliamla tamamlıyorum! ..
    Konuşan tek yanımı “Kalem’imi de” susturuyorum! ....
    Yoluna çıkacak tüm yollardan dönüyor, yoluma çıkan tüm yollara “barikatlar” kuruyorum.. Hayatından eksiliyorum… Sen; eksiği hissetmesen de, “eksiklikten bahsetmesen de”
    Var olduğu “iddia edilen” dostluğu, arkadaşlığı, yarenliği ve yine “Var olduğu yalanına” kendimi inandırdığım aşkı, sevgiyi, sevdayı, mazinin çöplüğüne ve bilinmezliğin zindanlarına gömüyorum! ....

    Geriye;
    Ne anlatılacak bir masal(!) , ne közüne üfleyecek rüzgar, ne yanaklardan süzülecek bir damla nedamet, ne tebessümle yad edilecek bir anı, ne de muhabbete dair bir konu bırakıyorum! ..
    Yarınlara bakarken, ibretle temaşa ettiğim “umutların” yok oluşunu gördükten sonra, geriye bakıp “her ne varsa” mazide tarumar ediyorum! ..

    Makale, şiir veya edebi bir kompozisyon değildir bu yazdıklarım..

    “Susmadan” az önceki son nefes alışlarımdır! ..

    ŞAİR SUSMUŞSA ÖLMÜŞ DEMEKTİR VE ÖLMÜŞTÜR ŞİİRLERİNDE KİM VARSA! ..

    'Gönlüm sevmeden önce ne bir çöldü ne vaha
    Sen arkanı döndün ya! .. Gayrı yazmam bir daha! ...'
     
  20. LeyL
    Offline

    LeyL
    Yetkili
    Emekli Admin

    Kayıt:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.089
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    İstanbul-Mersin
    -susmak aşkın diLidir- diyen sevgiLi konuş şimdi, keLimeLerine ihtiyacım var…”


    Parça tesirLi sancıLar düşüyor kaLbime…düştükçe uçurum,sancıdıkça aşk…

    ve aşkLaştıkça kaLp daha çok parçaLanıyor,
    hayat yakLaştıkça daha bir özLüyorum kabuL ediyorum,

    GaLibimsin !!

    ve ben her şeyini savaş aLanında bırakan mağLup bir komutan gibiyim şimdiLerde..


    Tüm zaferLerimi sende yitirmişim, kör bir şahinin gözLeriyLe yoL arıyorum kendime, sana çıkmayacağını biLdiğim yoLLarı görmekten korkuyorum beLki de kim biLir?..




    Çıkmaz sokakLarda kısır kaLıyorum döngüLere..

    ve ben dönemezken kendime

    LabirentLerinde kayboLmuşken, sağım sen, soLum sen, yoLum sen, yönüm sen oLmuşken, senden gayrısına yok, yokLuğuna râm oLmuşken,

    susma ömrüm!...





    YoL kesiL cehenneme...




    Keskin bir virajsın içimde bir türLü aLamadığım..

    Ne zaman geçmeye kaLksam senden, ya bir uçurum boşLuğu, ya bir şarampoL oLuyor sonum..

    Uzanan eLLeri tutmuyorum..
    Yüreğime taktığın aLyans tutuyor içimi, içini bırakmıyorum..
    DuL bir hasrete yâd/igar kaLıyorum öteLerde
    Yar dediğimi ağyar, yaban dediğimi yar sanıyorLar..
    SancıLanıyorum sessizLiğine
    Tam vakti;
    susturucu takıLmışken yüreğime, haykıramazken, her kurşun içimi parçaLarken, infiLak ederken isyanLarım sensizLiğe,
    ve akarken gözümden ırmak ırmak,


    susma ömrüm!...







    Ateş kesiL cehenneme...




    Tüm piyonLarım tükendi

    ELimde bir şah… nereye koysam kendine mat çekiyor..

    CemreLer ihanet ediyor adına, AsLı hükümsüz..
    kendini biLe ısıtmıyor..
    Adım LâL kaLıyor zemheri ayazLarına..
    d-üşüyorum..
    Muhaciri değiLim gayrı bu Arafın..
    Ne cennet kokabiLiyorum, ne cehennem yanabiLiyorum..
    Kendimsiz bir kent kuruyorum yokLuğunun sokağına..
    BaykuşLara sakinLik yapıyor kentimin ıssızLığı… sesine parazit yapan bir sesLe yıkıLıyorum . . .
    Uğraşma aşk..!



    KaL (n)dıramazsın; kumdan kaLeLer gibi bir rüzgarLık değiL, bir cümLeLik yıkımLarım..

    BiLmem ki hangi rihter öLçer sarsıntıLarımı.. artçı seLLere verirken sitemimi,

    sana “sus”arken,
    öLüme “su”sarken,
    MüpteLâsıyken kahramanı bıçakLanmış masaLLarın aşk için aşıkLarı ezip geçmişken,


    susma ömrüm!...





    Şehâdet getir cinnetime...




    Öznesi sen oLan bir ömre verdim adını, ki öLüm yar oLana kadar tek yar dediğim oL diye..

    sana geldim, ölüme yar etme diye.

    Susma diye çırpınışLarımın tek müsebbibisin..
    BiLiyorum aLdırmıyorsun, dönmeyeyim istiyorsun suLtanLığına
    Ve asLında aşk’tan korkuyorsun

    ZuLmetin sırtımda yama oLurken yar/aLarıma





    Hani oLur da geLdiğimde bir gün kapanacaksa yüzüme şehrinin kapıLarı,

    Her Lisanı LâL bırakan bakışLarım anLamını yitirecekse eğer ve eL eLini tutacaksa eLLerin, eLimde değiL yanacağım . . .






    O vakit güLüp geçeceksen yangınLarıma,

    Sarmayacaksan,

    BenimLe kınanıp, benimLe yanmayacaksan,
    Cennetten kovuLmayı göze aLmayacaksan,
    Bir sözüne çöLde vaha gibi susarken öyLe umarsız susacaksan…

    Sen de sus ömrüm!...





    Sus!..

    Sus ki, öLüm bana yar,


    ben öLüme YAR oLayım…




    Sen. . .


    . . . . . . . toprak kesiL cesedime . . . . . .​
     

Sayfayı Paylaş